Bir fon, toplandığı amacın dışında harcanabilir mi?
Para bir amaç için toplanır, sonra başka bir yere gitmiş görünür. Bunun herhangi bir yerde olup olmadığını sormadan önce, yapının buna izin verip vermediğini sormak gerekir.
Şeklini, kimseyi kastetmeden düşün. Para açıklanmış bir amaç için toplanır: afet yardımı, bir yol, emeklilik karşılığı, apartmanın çatısı. Bir hesaba iner. İnsanları vermeye ikna eden amaç ise bir kararda, bir basın açıklamasında, bir tüzükte, bir kampanya sayfasında durur. Bunların hiçbiri o hesaba bağlı değildir. Bir sayman, bir imza, bir yetki ve yıl sonunda ne yapıldığını anlatan bir rapor vardır.
Şimdi başka bir ihtiyaç çıktığını varsay; ya da işe gelen bir ihtiyaç. Parayı taşımak için sahtecilik gerekmez, çoğu zaman yalan bile gerekmez: yetkisi olan insanların aldığı bir karar fonu yönlendirir. Savunulabilir bile olabilir. Mesele şu ki bunun olması için hiçbir şeyin kırılması gerekmedi, çünkü kırılacak bir şey yoktu. Aktarım, fark edilirse, aylar sonra bir raporu okuyan biri tarafından fark edilir ve o aşamada geriye tek soru kalır: haklı mıydı. Sonsuza kadar tartışılabilen, hiçbir zaman sonuçlanmayan bir soru.
Hiçbir şeyin uygulamadığı bir amaç, amaç değildir. Parayı elinde tutanın tercihidir.
Bunu yazmaya değmesinin sebebi, buna verilen olağan cevabın ahlaki olmasıdır. Daha iyi insanlar, daha sıkı denetim, daha ağır ceza isteriz. Üçü de "bunu kim yaptı" sorusunun cevabıdır; oysa yapısal soru "buna ne izin verdi"dir. Niyet ile hesap arasında hiçbir mekanizma yoktu; dolayısıyla yeterince sıradan bir insan, yeterince sıradan bir baskı altında, aynı sonucu üretir.
Mekanizma ne yapıyor
Amaç bir cümle değil, bir kalem olur. Para hazineye adı konmuş bir ödenek karşılığında girer ve hazine, her para çıkışında, daha hiçbir muhasebe yapılmadan o bütçeye danışır. Kalemi olmayan ya da kalemin kalanını aşan bir ödeme sonradan denetimde takılmaz; şimdi, işlem olarak takılır. Amaç dışına harcamak yasak değildir, reddedilir.
Yönlendirme bir karar olmaktan çıkar, bir değişiklik olur. Parayı bir amaçtan başkasına taşımak, o kategorinin gerektirdiği eşikte, herkese açık bir oy ister ve herkesin itiraz edebileceği bir bekleme penceresinden geçer. İmkânsız değil: kurumlar fikir değiştirebilmelidir, bunu yasaklayan sistem müzedir. Değişen şey, değişikliğin yüksek sesli, tarihli, sahibi belli ve olduktan sonra değil olmadan önce tartışılabilecek kadar yavaş olmasıdır.
Kimsenin ana anahtarı yoktur. Sıradan yapıda tepedeki biri her zaman üste çıkabilir; burada yönetim koltukları sistemin açıldığı gün kendi yönetim döngüsüne geçer ve onu kuran kişinin hakkı, herhangi bir üyeninki kadardır. Bütçeden üstün bir imza yoktur, kurucununki dahil.
Kayıt sonradan değil, o anda tutulur. Kaleme karşılık yapılan her ödeme, yapıldığı anda tarihli ve açıktır. Faaliyet raporu asıl kanıt olmaktan çıkar, yıl boyunca herkesin izleyebildiği bir şeyin özeti olur. Bu, bu arada, dürüst bir saymana yapabileceğin en büyük iyiliktir; onun bugün masumiyetini kanıtlayacak hiçbir yolu yok.
Senaryo, bir yapının neye izin verdiğini anlatır; herhangi bir kurumun öyle davrandığı iddiası değildir. Burada hiçbir gerçek kuruluş ya da kişi hakkında iddiada bulunulmaz; konu mekanizmadır ve o mekanizma, başında kim olursa olsun aynı şeye izin verirdi.